Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9789755483702
Boyut
:
135-215-0
Sayfa Sayısı
:
246
Basım Yeri
:
İstanbul
Baskı
:
4
Basım Tarihi
:
2024-01-03
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
1.Hamur
Dili
:
Türkçe

Psiko - Sosyal Açıdan Medeniyetler ve Mesajları

Stok kodu: TK-GFRBRN
Yazarı
Yayınevi
Bir medeniyet başka hiçbir medeniyete benzemeyi istemez ve düşünmez. O taktirde kendisi olmaktan çıkacaktır. Başkaları gibi de olamayacaktır. Şayet böylesine bir dikkat ve hassasiyet göstermeyecek olursa ve bilakis başka medeniyetlere benzeme gayreti içine düşerse bu takdirde medeniyetler camiasında layık olduğu saygın yerini bulamayacaktır. Sahicisi varken kimse taklidine itibar etmeyecektir. Taklid ettiği medeniyet veya medeniyetlerin arkalarında ikinci üçüncü sıralarda kalacaktır. Asırlar boyu devam edegelen bu süreç içinde insanlar ilk ön sıraya geçmek hususunda ümitsizleşecek, yılgınlaşacak ve kurtulunması mümkün olmayan bir teslimiyet içine gireceklerdir. Dolayısıyla "yaratıcı güçlerini" ve "atılım kabiliyetlerini" kaybedecekler ve eriyip yok olup gideceklerdir. Gayet tabii medeniyetler uzun süren "sosyal hayatları" içinde ihtiyaç duydukları müesseseleri başka medeniyetlerden alacaklardır. Ancak bunları gelişigüzel ve oldukları gibi almayacaklardır. Çünkü alış tarzları ve aldıkları müesseseler onların geleceklerini belirleyecektir. Bu bakımdan medeniyetlerin bu müesseseleri yabancı medeniyetlerden alırlarken takip edecekleri tek yol, bu müesseleri iki kademeli bir seyir halinde ele almak olmalıdır. Bu cümleden olarak bu medeniyetler, ilk önce ihtiyaçlarını "kendi hayati ölçülerini" temel alarak belirleyeceklerdir. Müteakiben bu ihtiyaçlarını tahlil ederek, üzerinde durup düşünerek ve mukayeseler yaparak önem sıralarına göre tasnif edeceklerdir. İhtiyaçlarından en fazla ihtiyaç duyduklarını alacaklardır. İkinci merhalede medeniyetler yabancı medeniyetlerden kendilerine göre bazı "sosyal müesseleri" alacakları zaman ilk önce bu sosyal müesseleri en alt birimlerine kadar parçalarına ayıracaklar, daha sonra bu bölümler üzerinde ayrı ayrı durup düşünerek, yorumlayarak ve konu hakkında en ince teferruatına varıncaya kadar sağlam fikirler geliştirdikten sonra artık ayırdıkları parçaları kendi zevklerine, dehalarına inanç ve değerlerine göre yeniden birleştirip şekillendirerek bünyelerine kabul edeceklerdir. Bu noktadan sonra artık bu sosyal müessese başka hiçbir medeniyete değil sadece o medeniyete ait olacaktır. Mozart Viyana muhasarasında surlar arkasında "mehter müziği"ni dinledikten sonra evine gidip "Türk Marşı" adıyla bir eser bestelemiştir. Bu eserin isminden başka Türk musikisi ile hiçbir alakası yoktur. Bu notalar yığınının en alt kademelerine inilebilirse belki orada Türk müziğine ait bazı nağmeler bulunabilir. Velhasıl bir medeniyet kendini bütün bütüne dışarıya kaparsa o medeniyet kendi içine dönecek, tekrara düşecek ve kendini yenileyemeyecektir. Bunun aksine şayet kendini bütün bütüne dış dünyaya açacak olursa bu defa dış müdahalelerle kendisi olmaktan çıkacaktır. Her iki halde de değişen fazla bir şey olmayacaktır. Belki bir zaman önce ve belki bir zaman sonra içinden çürüyecek ya da dış müdahalelerle her ikisi de yıkılıp yok olup gideceklerdir. Hasılı, medeniyetler varlıklarını koruyup sürdürmeleri hususunda kendileri için mevzu bahis olan iki tehlikenin ortasını bulduktan sonra içlerinde sağlam, dışa karşı dikkatli olmaları gerektiği ilkelerine riayet etmek durumunda olacaklardır... Vesselam...
Tahmini Teslimat
%0indirim
₺169,00
₺169,00
Sepete Ekle
Bir medeniyet başka hiçbir medeniyete benzemeyi istemez ve düşünmez. O taktirde kendisi olmaktan çıkacaktır. Başkaları gibi de olamayacaktır. Şayet böylesine bir dikkat ve hassasiyet göstermeyecek olursa ve bilakis başka medeniyetlere benzeme gayreti içine düşerse bu takdirde medeniyetler camiasında layık olduğu saygın yerini bulamayacaktır. Sahicisi varken kimse taklidine itibar etmeyecektir. Taklid ettiği medeniyet veya medeniyetlerin arkalarında ikinci üçüncü sıralarda kalacaktır. Asırlar boyu devam edegelen bu süreç içinde insanlar ilk ön sıraya geçmek hususunda ümitsizleşecek, yılgınlaşacak ve kurtulunması mümkün olmayan bir teslimiyet içine gireceklerdir. Dolayısıyla "yaratıcı güçlerini" ve "atılım kabiliyetlerini" kaybedecekler ve eriyip yok olup gideceklerdir. Gayet tabii medeniyetler uzun süren "sosyal hayatları" içinde ihtiyaç duydukları müesseseleri başka medeniyetlerden alacaklardır. Ancak bunları gelişigüzel ve oldukları gibi almayacaklardır. Çünkü alış tarzları ve aldıkları müesseseler onların geleceklerini belirleyecektir. Bu bakımdan medeniyetlerin bu müesseseleri yabancı medeniyetlerden alırlarken takip edecekleri tek yol, bu müesseleri iki kademeli bir seyir halinde ele almak olmalıdır. Bu cümleden olarak bu medeniyetler, ilk önce ihtiyaçlarını "kendi hayati ölçülerini" temel alarak belirleyeceklerdir. Müteakiben bu ihtiyaçlarını tahlil ederek, üzerinde durup düşünerek ve mukayeseler yaparak önem sıralarına göre tasnif edeceklerdir. İhtiyaçlarından en fazla ihtiyaç duyduklarını alacaklardır. İkinci merhalede medeniyetler yabancı medeniyetlerden kendilerine göre bazı "sosyal müesseleri" alacakları zaman ilk önce bu sosyal müesseleri en alt birimlerine kadar parçalarına ayıracaklar, daha sonra bu bölümler üzerinde ayrı ayrı durup düşünerek, yorumlayarak ve konu hakkında en ince teferruatına varıncaya kadar sağlam fikirler geliştirdikten sonra artık ayırdıkları parçaları kendi zevklerine, dehalarına inanç ve değerlerine göre yeniden birleştirip şekillendirerek bünyelerine kabul edeceklerdir. Bu noktadan sonra artık bu sosyal müessese başka hiçbir medeniyete değil sadece o medeniyete ait olacaktır. Mozart Viyana muhasarasında surlar arkasında "mehter müziği"ni dinledikten sonra evine gidip "Türk Marşı" adıyla bir eser bestelemiştir. Bu eserin isminden başka Türk musikisi ile hiçbir alakası yoktur. Bu notalar yığınının en alt kademelerine inilebilirse belki orada Türk müziğine ait bazı nağmeler bulunabilir. Velhasıl bir medeniyet kendini bütün bütüne dışarıya kaparsa o medeniyet kendi içine dönecek, tekrara düşecek ve kendini yenileyemeyecektir. Bunun aksine şayet kendini bütün bütüne dış dünyaya açacak olursa bu defa dış müdahalelerle kendisi olmaktan çıkacaktır. Her iki halde de değişen fazla bir şey olmayacaktır. Belki bir zaman önce ve belki bir zaman sonra içinden çürüyecek ya da dış müdahalelerle her ikisi de yıkılıp yok olup gideceklerdir. Hasılı, medeniyetler varlıklarını koruyup sürdürmeleri hususunda kendileri için mevzu bahis olan iki tehlikenin ortasını bulduktan sonra içlerinde sağlam, dışa karşı dikkatli olmaları gerektiği ilkelerine riayet etmek durumunda olacaklardır... Vesselam...

Görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.
Tevhid Kitap’da yer alan ürün yorumları, müşterilerimizin satın aldıkları veya kullandıkları ürünlere dair değerlendirmelerini içerir.

Hakaret, argo veya alaycı tavır içeren, fiyat bilgisi verilen, soru sorulan, link verilen, karşılaştırma yapılan yorumlar onaylanamamaktadır.

Bu kriterlere göre incelenen yorumlar, kısa bir değerlendirme sürecinden geçer, uygunsa onaylanarak ilgili sayfada yer alır. Değerlendirme süresi, yorumların geliş sıralamasına göre değişkenlik gösterebilir.

Psiko - Sosyal Açıdan Medeniyetler ve Mesajları, isimli ürünü arkadaşınıza tavsiye edebilir, düşünçelerinizi paylaşabilirsiniz.

Hata Bildirin

Ürünlerde fark ettiğiniz fiyat ve içerik yanlışlıklarında, Ürün Hata Bildir Ekranını kullanmanız genel olarak sözlü söylemlerden çok daha faydalıdır.

Sözlü bildirimler atlanabiliyor, fakat buradan yapacağınız bildirimlere tek tek bakılarak gereken düzenleme yapılmaktadır. Bu ekrandan yapılan bildirimler genel olarak düzenlenerek tüm kullanıcılara yansıtılması ve doğru bilginin sağlanması amaçlanmaktadır.

olmeden-once-mutlaka-oku
takim-eserler
takim-eserler

Tevhid Kitabevi sosyal medya hesaplarını ziyaret veya takip ederek gelişmeler, duyuru ve kampanyalardan haberdar olabilirsiniz.

sosyal medya
Whatsapp Destek