Kitap Ayrıntıları

Stok Kodu
:
9786057547750
Boyut
:
135-210-0
Sayfa Sayısı
:
384
Basım Yeri
:
Ankara
Baskı
:
1
Basım Tarihi
:
2020-11-11
Kapak Türü
:
Karton
Kağıt Türü
:
Kitap Kağıdı
Dili
:
Türkçe

Mahremiyetinin Tahribi; Türk Romanında Çok Evlilik ve Metres (1870-1923)

Stok kodu: TK-BUWR53
Yazarı
Yayınevi
Romanın Türk edebiyatında tanınmaya başladığı yıllar, Osmanlı Devleti'nin dağılma dönemine rastlar. Böyle dönemlerde devlet beka mücadelesi verirken mensupları kendi gelecekleri için endişeli bir bekleyişe dururlar. Bu bekleyiş üretimin bitişi anlamına geldiği için bir durağanlığı da ifade eder. Yıkılış psikolojisi, geri kalmışlık ezikliği yabancı kültürlere karşı bireyi ve devleti dirençsiz hâle getirir. Bu, öz kültürüne karşı güvenin zedelenmesi neticesini doğurur. Sonuçta dış etki en derin bir şekilde hissedilir. Bilindiği gibi roman önce çeviriler yoluyla Türk okuyucusuyla tanışır. Taklit sadece yapısal olarak romanın unsurlarının alınması şeklinde görülmez. Aynı zamanda konu ve temaların da olduğu gibi alınmasına ve öyle işlenmesine sebep olur. Aldatma gibi Osmanlı-İslam ahlakının kabul edemeyeceği bir meselenin romanlarımızda görülmesi Batı romanından gelen, özellikle Fransız romanı, tematik etkinin işaretidir. Esasen roman, toplumun ve bireyin eğitimi noktasında çok etkili işlev görecekken, Tanzimat romancıları bunu fark eder, doğru kanalize edilememesiyle birlikte ilk dönem romancılarının başat konusu olan yanlış Batılılaşmaya yönelir. Bu yönelişle birlikte Osmanlı toplumu için yabancı olan veya çok küçük bir kesimin yaşam alanında bulunan eğlence hayatı, metres ve aldatma gibi konular kamuoyunda gündeme gelir. Yerli hayatın yansıması olan romanlardan ziyade, topluma yeni ve yabancı bir hayatı dayatan romanlar egemenlik alanlarını genişletir. Türk romanının tam anlamıyla yerli hayatın bir yansıması olduğunu söylemek, romanın ana vatanı olan Avrupa'daki gelişimine çok benzemeyen bir süreç olduğu için, zordur. Osmanlı-Türk toplumunda aile kurumunda mahremiyet ilkesi egemendir. Dışa kapalı içe açık bir yapı olan ailede kuşkusuz aşk, kıskançlık, aldatma ve kavga gibi hususlar olması normaldir. Osmanlı toplumunda aile içinde yaşanan bu tür olayların dışa aksetmesi haremlik selamlık uygulaması nedeniyle neredeyse imkânsızdır. Romancılar aile mahremiyetine değişik yollarla girerek bu katı yapıyı kırmaya çalışırlar. Bunda yukarıda da ifade edildiği gibi romanın yapısal/teknik unsurlarıyla içerik unsurlarının ayrılamaması etkilidir.
Tahmini Teslimat
%0indirim
₺192,50
₺192,50
Sepete Ekle
Romanın Türk edebiyatında tanınmaya başladığı yıllar, Osmanlı Devleti'nin dağılma dönemine rastlar. Böyle dönemlerde devlet beka mücadelesi verirken mensupları kendi gelecekleri için endişeli bir bekleyişe dururlar. Bu bekleyiş üretimin bitişi anlamına geldiği için bir durağanlığı da ifade eder. Yıkılış psikolojisi, geri kalmışlık ezikliği yabancı kültürlere karşı bireyi ve devleti dirençsiz hâle getirir. Bu, öz kültürüne karşı güvenin zedelenmesi neticesini doğurur. Sonuçta dış etki en derin bir şekilde hissedilir. Bilindiği gibi roman önce çeviriler yoluyla Türk okuyucusuyla tanışır. Taklit sadece yapısal olarak romanın unsurlarının alınması şeklinde görülmez. Aynı zamanda konu ve temaların da olduğu gibi alınmasına ve öyle işlenmesine sebep olur. Aldatma gibi Osmanlı-İslam ahlakının kabul edemeyeceği bir meselenin romanlarımızda görülmesi Batı romanından gelen, özellikle Fransız romanı, tematik etkinin işaretidir. Esasen roman, toplumun ve bireyin eğitimi noktasında çok etkili işlev görecekken, Tanzimat romancıları bunu fark eder, doğru kanalize edilememesiyle birlikte ilk dönem romancılarının başat konusu olan yanlış Batılılaşmaya yönelir. Bu yönelişle birlikte Osmanlı toplumu için yabancı olan veya çok küçük bir kesimin yaşam alanında bulunan eğlence hayatı, metres ve aldatma gibi konular kamuoyunda gündeme gelir. Yerli hayatın yansıması olan romanlardan ziyade, topluma yeni ve yabancı bir hayatı dayatan romanlar egemenlik alanlarını genişletir. Türk romanının tam anlamıyla yerli hayatın bir yansıması olduğunu söylemek, romanın ana vatanı olan Avrupa'daki gelişimine çok benzemeyen bir süreç olduğu için, zordur. Osmanlı-Türk toplumunda aile kurumunda mahremiyet ilkesi egemendir. Dışa kapalı içe açık bir yapı olan ailede kuşkusuz aşk, kıskançlık, aldatma ve kavga gibi hususlar olması normaldir. Osmanlı toplumunda aile içinde yaşanan bu tür olayların dışa aksetmesi haremlik selamlık uygulaması nedeniyle neredeyse imkânsızdır. Romancılar aile mahremiyetine değişik yollarla girerek bu katı yapıyı kırmaya çalışırlar. Bunda yukarıda da ifade edildiği gibi romanın yapısal/teknik unsurlarıyla içerik unsurlarının ayrılamaması etkilidir.

Görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.
Tevhid Kitap’da yer alan ürün yorumları, müşterilerimizin satın aldıkları veya kullandıkları ürünlere dair değerlendirmelerini içerir.

Hakaret, argo veya alaycı tavır içeren, fiyat bilgisi verilen, soru sorulan, link verilen, karşılaştırma yapılan yorumlar onaylanamamaktadır.

Bu kriterlere göre incelenen yorumlar, kısa bir değerlendirme sürecinden geçer, uygunsa onaylanarak ilgili sayfada yer alır. Değerlendirme süresi, yorumların geliş sıralamasına göre değişkenlik gösterebilir.

Mahremiyetinin Tahribi; Türk Romanında Çok Evlilik ve Metres (1870-1923), isimli ürünü arkadaşınıza tavsiye edebilir, düşünçelerinizi paylaşabilirsiniz.

Hata Bildirin

Ürünlerde fark ettiğiniz fiyat ve içerik yanlışlıklarında, Ürün Hata Bildir Ekranını kullanmanız genel olarak sözlü söylemlerden çok daha faydalıdır.

Sözlü bildirimler atlanabiliyor, fakat buradan yapacağınız bildirimlere tek tek bakılarak gereken düzenleme yapılmaktadır. Bu ekrandan yapılan bildirimler genel olarak düzenlenerek tüm kullanıcılara yansıtılması ve doğru bilginin sağlanması amaçlanmaktadır.

olmeden-once-mutlaka-oku
takim-eserler
takim-eserler

Tevhid Kitabevi sosyal medya hesaplarını ziyaret veya takip ederek gelişmeler, duyuru ve kampanyalardan haberdar olabilirsiniz.

sosyal medya
Whatsapp Destek