Şüphesiz ki müminlerin en büyük dostu, Allah-u Teâlâ olduğu gibi en büyük düşmanları da şeytan (Aleyhillâne) dir. Mevlâ Teâlâ Kuran-ı Keriminde:
(60) (61) (62)
Ey Âdemoğulları! Size: Şeytana tapmayın çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır. Ve bana kulluk edin, işte dosdoğru yol budur de¬medim mi? Andolsun ki şeytan sizden pek çok milleti elbette saptırmıştır, halâ anlamıyor mu¬sunuz? (Yasin Suresi: 60-62) buyurarak bu hakikâtı açıklamıştır. Yine:
... (50)
Şimdi siz, beni bırakıp ta onu (şeytanı) ve onun zürriyetini mi dost ediniyorsunuz halbuki onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne kötü bir değişmedir. (Kehf Suresi: 50den) buyurarak, kullarına, şeytanın dostluğunu Allahın dostluğuna tercih etmemeleri için tenbihte bulunmuştur.
Ayrıca Mevla Teâlâ, Âdem babamız ile Havva annemize, yasaklanan ağaçtan yiyerek cennetten çıkmayı hak ettiklerinde:
... (22)
Rableri onlara ben size o ağacı yasakla¬madım mı? ve Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?' diye nida etti. (Araf Suresi: 22den) kavli şerifinde, şeytanın anne babamıza düşmanlı¬ğını açıklamış,
...(27)
Ey Adem oğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbise¬lerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. (Araf Suresi: 27den) kavli şerifiyle de biz kullarını baba düşmanımıza karşı uyarmıştı.
İşte bu ayet-i celilelerle bizlere düşmanlığı açıkça belirtilmiş olan İblis, bir çok kere Mevlâ Teâlâya karşı kullarını saptıracağını hiç çekinme¬den söyleyebilmiş, Mevlâ Teâlâ da hikmeti gereği buna müsaade vermiştir. Nitekim:
(39) (40)
(İblis) dedi ki: Ey Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini muhakkak azdı¬racağım! Ancak onlardan ihlâslı kulların müs¬tesna. (Hicr Suresi: 39-40) kavli şerifiyle şeytanın bu sözünü açıklamış.
(41) (42)
(Allah-u Teâlâ) şöyle buyurdu: 'İşte bana varan dosdoğru yol bu (islâm yolu) dur. Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna. (Hicr Suresi: 41-42) ayet-i kerimeleriyle de şeytana verdiği cevabı bizlere bildirmiştir.
Şeytanın insanları ne şekilde saptıracağıyla il¬gili açıklamaları:
... (118) (119)
(Şeytan Allaha karşı) elbette senin kulların-dan belli bir nasip edineceğim.
Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları (boş) kuruntulara düşüreceğim, kesin ola¬rak onlara emredeceğim de, hayvanların kulak¬larını yaracaklar, şüphesiz onlara emredeceğim de, Allahın yarattığını değiştirecekler, dedi. Kim Allahı bırakıpta şeytanı dost edinirse, el¬bette apaçık bir ziyana düşmüştür. (Nisa Suresi: 118-119) ayet-i kerimelerinde zikredilmektedir.
Bu ayet-i kerimelerde beyan edilen; Allah-u Tealânın yarattıklarını değiştirmek, canlıların tabi şekil ve özelliklerini değiştirmek demektir ki gerek¬siz yere hayvanların kulak ve kuyruklarını kesmek, kadınların süslenme maksadıyla kaşlarını ve dişle¬rini değiştirmeleri, erkeklerin sakal ve bıyıklarını traş etmeleri bu kabildendir.
İşte bu sebeple bizde bu risalemizde fıtratı tağ¬yir (yaratılışı değiştirme) ve Allah-u Tealânın ya¬rattığı şekle müdahale sayılan, bazı yasaklar, özel¬likle erkeklerin sakal traşıyla ilgili konuları bütün teferruatıyla sizlere açıklamaya çalıştık ki, en bü¬yük düşmanımız olan şeytana uyarak onun uğradığı lânete uğramayalım ve en büyük dostumuz olan Allah-u Tealânın rahmetinden mahrum olmayalım.
Çünkü; biz müminlerin velisi olan Allah-u Tealâ bizlere şeriat ve sünneti göndererek en büyük iyilikte bulunmuş iken bizlerin o dosdoğru yoldan ayrılarak şeytanın izlerine uymamız asla doğru de¬ğildir. Halbuki Rabbimiz:
(21)
Ey İman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın izlerine uyarsa muhak¬kak ki o (şeytan), fuhşu (yüz kızartıcı suçları) ve münkeri (kötülüğü) emreder.
Eğer üzerinizde Allahın farzl-u rahmeti (iyiliği ve acıması) olmasaydı, içinizden hiçbir kimse asla temize çıkmazdı. Fakat Allah diledi¬ğini tezkiye eder (arındırır), Allah ziyade işiten, hakkıyla bilendir. (Nur Suresi: 21) kavli şerifi ile biz müminleri şeytana uymaktan sakındırmıştır.
Ayrıca bu risalemizde yaratılışa müdahale sa¬yılmadığından dolayı serbest olan bazı tüylerin alınmasını da bütün tafsilatıyla açkıladık ki, siz kardeşlerimizce İslâmın serbest ve yasakları daha iyi anlaşılarak, Mevlâ Tealânın rızasını kazanıp gazabından kurtulmak ve düşmanın saptırmaların¬dan uzak olmak cümlemize müyesser olsun.
Bu risalemizi okuyan bazı bıyıksız ve sakalsız kardeşlerimiz sakın ola ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin tehditlerinden ve ulemanın beyanlarından ağırlanmasınlar.
Çünkü biz kendi kafamızdan hiçbir söz söyle¬meye yetkili değiliz.
Tahmini Teslimat
Tükenmek Üzere
%0indirim
₺75,00 ₺75,00
Sepete Ekle
Tükenmiştir.
Şüphesiz ki müminlerin en büyük dostu, Allah-u Teâlâ olduğu gibi en büyük düşmanları da şeytan (Aleyhillâne) dir. Mevlâ Teâlâ Kuran-ı Keriminde:
(60) (61) (62)
Ey Âdemoğulları! Size: Şeytana tapmayın çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır. Ve bana kulluk edin, işte dosdoğru yol budur de¬medim mi? Andolsun ki şeytan sizden pek çok milleti elbette saptırmıştır, halâ anlamıyor mu¬sunuz? (Yasin Suresi: 60-62) buyurarak bu hakikâtı açıklamıştır. Yine:
... (50)
Şimdi siz, beni bırakıp ta onu (şeytanı) ve onun zürriyetini mi dost ediniyorsunuz halbuki onlar sizin düşmanınızdır. Zalimler için bu ne kötü bir değişmedir. (Kehf Suresi: 50den) buyurarak, kullarına, şeytanın dostluğunu Allahın dostluğuna tercih etmemeleri için tenbihte bulunmuştur.
Ayrıca Mevla Teâlâ, Âdem babamız ile Havva annemize, yasaklanan ağaçtan yiyerek cennetten çıkmayı hak ettiklerinde:
... (22)
Rableri onlara ben size o ağacı yasakla¬madım mı? ve Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi?' diye nida etti. (Araf Suresi: 22den) kavli şerifinde, şeytanın anne babamıza düşmanlı¬ğını açıklamış,
...(27)
Ey Adem oğulları! Şeytan, ana babanızı, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için elbise¬lerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. (Araf Suresi: 27den) kavli şerifiyle de biz kullarını baba düşmanımıza karşı uyarmıştı.
İşte bu ayet-i celilelerle bizlere düşmanlığı açıkça belirtilmiş olan İblis, bir çok kere Mevlâ Teâlâya karşı kullarını saptıracağını hiç çekinme¬den söyleyebilmiş, Mevlâ Teâlâ da hikmeti gereği buna müsaade vermiştir. Nitekim:
(39) (40)
(İblis) dedi ki: Ey Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahları) süsleyeceğim ve onların hepsini muhakkak azdı¬racağım! Ancak onlardan ihlâslı kulların müs¬tesna. (Hicr Suresi: 39-40) kavli şerifiyle şeytanın bu sözünü açıklamış.
(41) (42)
(Allah-u Teâlâ) şöyle buyurdu: 'İşte bana varan dosdoğru yol bu (islâm yolu) dur. Şüphesiz kullarım üzerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Ancak azgınlardan sana uyanlar müstesna. (Hicr Suresi: 41-42) ayet-i kerimeleriyle de şeytana verdiği cevabı bizlere bildirmiştir.
Şeytanın insanları ne şekilde saptıracağıyla il¬gili açıklamaları:
... (118) (119)
(Şeytan Allaha karşı) elbette senin kulların-dan belli bir nasip edineceğim.
Onları mutlaka saptıracağım, muhakkak onları (boş) kuruntulara düşüreceğim, kesin ola¬rak onlara emredeceğim de, hayvanların kulak¬larını yaracaklar, şüphesiz onlara emredeceğim de, Allahın yarattığını değiştirecekler, dedi. Kim Allahı bırakıpta şeytanı dost edinirse, el¬bette apaçık bir ziyana düşmüştür. (Nisa Suresi: 118-119) ayet-i kerimelerinde zikredilmektedir.
Bu ayet-i kerimelerde beyan edilen; Allah-u Tealânın yarattıklarını değiştirmek, canlıların tabi şekil ve özelliklerini değiştirmek demektir ki gerek¬siz yere hayvanların kulak ve kuyruklarını kesmek, kadınların süslenme maksadıyla kaşlarını ve dişle¬rini değiştirmeleri, erkeklerin sakal ve bıyıklarını traş etmeleri bu kabildendir.
İşte bu sebeple bizde bu risalemizde fıtratı tağ¬yir (yaratılışı değiştirme) ve Allah-u Tealânın ya¬rattığı şekle müdahale sayılan, bazı yasaklar, özel¬likle erkeklerin sakal traşıyla ilgili konuları bütün teferruatıyla sizlere açıklamaya çalıştık ki, en bü¬yük düşmanımız olan şeytana uyarak onun uğradığı lânete uğramayalım ve en büyük dostumuz olan Allah-u Tealânın rahmetinden mahrum olmayalım.
Çünkü; biz müminlerin velisi olan Allah-u Tealâ bizlere şeriat ve sünneti göndererek en büyük iyilikte bulunmuş iken bizlerin o dosdoğru yoldan ayrılarak şeytanın izlerine uymamız asla doğru de¬ğildir. Halbuki Rabbimiz:
(21)
Ey İman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın izlerine uyarsa muhak¬kak ki o (şeytan), fuhşu (yüz kızartıcı suçları) ve münkeri (kötülüğü) emreder.
Eğer üzerinizde Allahın farzl-u rahmeti (iyiliği ve acıması) olmasaydı, içinizden hiçbir kimse asla temize çıkmazdı. Fakat Allah diledi¬ğini tezkiye eder (arındırır), Allah ziyade işiten, hakkıyla bilendir. (Nur Suresi: 21) kavli şerifi ile biz müminleri şeytana uymaktan sakındırmıştır.
Ayrıca bu risalemizde yaratılışa müdahale sa¬yılmadığından dolayı serbest olan bazı tüylerin alınmasını da bütün tafsilatıyla açkıladık ki, siz kardeşlerimizce İslâmın serbest ve yasakları daha iyi anlaşılarak, Mevlâ Tealânın rızasını kazanıp gazabından kurtulmak ve düşmanın saptırmaların¬dan uzak olmak cümlemize müyesser olsun.
Bu risalemizi okuyan bazı bıyıksız ve sakalsız kardeşlerimiz sakın ola ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin tehditlerinden ve ulemanın beyanlarından ağırlanmasınlar.
Çünkü biz kendi kafamızdan hiçbir söz söyle¬meye yetkili değiliz.
Hata Bildirin
Ürünlerde fark ettiğiniz fiyat ve içerik yanlışlıklarında, Ürün Hata Bildir Ekranını kullanmanız genel olarak sözlü söylemlerden çok daha faydalıdır.
Sözlü bildirimler atlanabiliyor, fakat buradan yapacağınız bildirimlere tek tek bakılarak gereken düzenleme yapılmaktadır. Bu ekrandan yapılan bildirimler genel olarak düzenlenerek tüm kullanıcılara yansıtılması ve doğru bilginin sağlanması amaçlanmaktadır.
Tevhid Kitabevi sosyal medya hesaplarını ziyaret veya takip ederek gelişmeler, duyuru ve kampanyalardan haberdar olabilirsiniz.